ABİK Hukuk & Danışmanlık
Ceza hukuku, suç olarak tanımlanan fiilleri ve bu fiillere uygulanacak yaptırımları düzenleyen kamu hukuku dalıdır. Türk ceza hukuku sisteminin temel kaynağını 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) oluşturmakta olup suçun unsurları, ceza sorumluluğu, ceza türleri ve cezanın bireyselleştirilmesi bu kanun kapsamında düzenlenmektedir.
Ceza yargılaması sürecini ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) düzenlemektedir. CMK, soruşturma ve kovuşturma aşamalarını, delil toplama yöntemlerini, tutuklama ve adli kontrol tedbirlerini, sanık haklarını ve kanun yollarını detaylı biçimde hükme bağlamaktadır.
Ceza hukukunda kanunilik ilkesi (nullum crimen sine lege) ve masumiyet karinesi temel prensiplerdir. Şüphelinin veya sanığın savunma hakkı, Anayasa ve CMK tarafından güvence altına alınmış olup soruşturmanın başından itibaren müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. ABİK Hukuk olarak müvekkillerimizin savunma haklarını en etkin biçimde korumaktayız.
Cumhuriyet savcılığı soruşturmasında ifade alma, gözaltı sürecinde müdafi olarak hazır bulunma, delil toplama sürecine katılım ve soruşturmanın takibi.
İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar tüm duruşma sürecinde etkili savunma stratejisi oluşturulması ve uygulanması.
CMK m. 100-115 kapsamında tutuklama kararlarına itiraz, adli kontrol tedbirlerinin hafifletilmesi ve tahliye taleplerinin hazırlanması.
Kasten öldürme, nitelikli yağma, uyuşturucu ticareti, cinsel saldırı ve diğer ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda savunma.
TCK m. 243-246 kapsamında bilişim sistemlerine girme, verileri yok etme, banka ve kredi kartı dolandırıcılığı gibi bilişim suçlarında savunma.
Dolandırıcılık (TCK m. 157-159), güveni kötüye kullanma, sahtecilik, vergi kaçakçılığı ve diğer ekonomik suçlarda savunma hizmeti.
Soruşturma Aşaması: Suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar. Cumhuriyet savcısı delil toplar, şüphelinin ifadesini alır ve gerektiğinde koruma tedbirlerine başvurur. Soruşturma sonunda savcı iddianame düzenler veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Kovuşturma Aşaması: İddianamenin mahkemece kabulüyle başlar. Duruşmada deliller tartışılır, tanıklar dinlenir ve sanığın savunması alınır. Mahkeme, delilleri serbestçe değerlendirerek beraat, mahkumiyet veya düşme kararı verir.
İstinaf: İlk derece mahkemesi kararlarına karşı bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. İstinaf mahkemesi hem maddi olay hem hukuki denetim yapar ve gerektiğinde yeniden yargılama yapabilir.
Temyiz (Yargıtay): Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilir. Yargıtay yalnızca hukuki denetim yaparak kararın bozulmasına veya onanmasına karar verir.
CMK m. 147 ve Anayasa m. 19 uyarınca gözaltına alınan kişinin susma hakkı, müdafi (avukat) talep etme hakkı, yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı ve gözaltı süresinin sonunda hakim önüne çıkarılma hakkı bulunmaktadır. Gözaltı süresi bireysel suçlarda en fazla 24 saat, toplu suçlarda ise en fazla 4 gündür.
Evet, CMK m. 104 uyarınca şüpheli veya sanık her zaman tutukluluk kararının kaldırılmasını talep edebilir. Tutuklama kararına karşı kararı veren mahkemeye itiraz dilekçesi sunulabilir. İtiraz, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Ayrıca tutukluluk incelemesi en geç 30 günde bir yapılmak zorundadır.
CMK m. 253-255 kapsamında bazı suçlarda uzlaşma (uzlaştırma) kurumu uygulanmaktadır. Şikayete bağlı suçlar ile TCK'da belirlenen bazı katalog suçlarda tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşürülür. Uzlaşma süreci, Cumhuriyet savcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosu tarafından yürütülmektedir.
Soruşturma veya kovuşturma sürecinde haklarınızı korumak ve etkili bir savunma stratejisi oluşturmak için deneyimli ceza avukatlarımızla görüşün.